Rotterdam'ın sakin ve düzenli yaşamına alışkın 14 yaşındaki Zeki'nin dünyası, babasının ani ölümüyle altüst olur. Annesi tarafından İstanbul'daki varlıklı babaannesinin gözetimine bırakılan Zeki, kendini yüksek duvarlarla örülü, dışarıdan tamamen kopuk, adeta altın bir kafesin içinde bulur. Bu yapay ve güvenlikli lüks site, Zeki'nin alışık olduğu her şeyden çok uzaktır ve içindeki kederi daha da derinleştirir. Yasın ve yabancılığın ağırlığı altında ezilen Zeki için tek kaçış yolu, tutkunu olduğu parkur sporudur. Sitenin kusursuz ama boğucu sınırlarını aşmak için parkur yeteneklerini kullanan Zeki, yüksek duvarları ve bariyerleri geçerek kendini gerçek İstanbul'un hareketli sokaklarına atar. Burada, sitenin steril dünyasından çok farklı, özgür ruhlu gençlerle tanışır ve aradığı aidiyet duygusunu, kentin kaosu içinde bulur. **Beraber**, bir yandan kederle başa çıkmaya çalışan bir gencin içsel yolculuğunu, diğer yandan sınıf ayrılıklarının keskinliğini ve ergenliğin getirdiği büyüme sancılarını, parkurun nefes kesici aksiyonuyla harmanlayarak anlatıyor. Zeki, bu yeni ve tekinsiz dünyada kendi kimliğini ve özgürlüğünü keşfederken, bir yandan da kaybettiklerinin yasını tutuyor.