Aktan ve Lal'in hayatlarının beklenmedik bir döneminde, tüm zıtlıklarına ve imkânsızlıklara rağmen dizginleyemedikleri devasa bir aşkın içine düşmelerini anlatır. Ancak bu ilişki sadece romantik bir masal olmaktan öte, birbirlerinin aynasında kendi gerçekleriyle yüzleşmelerine yol açar. Geçmişten gelen yükler, bastırılmış duygular ve pişmanlıklarla dolu bu beraberlik, onlar için çalkantılı bir iç yolculuğa dönüşür. "Biz" olmaya çalışırken aslında "ben kimim?" sorusuna yanıt arayan çift, sevmenin önce kendini anlamak ve bir başkasının gözlerinde kendi hakikatini kabullenmek olduğunu keşfeder. Bu aşk, Aktan ve Lal için hem büyük bir sınav hem de bir yeniden doğuş fırsatı sunar.