Trajik bir kazada biricik kızını kaybeden Alya'nın yıkıcı hikayesini konu alıyor. Derin acı ve yasla başa çıkmaya çalışan Alya, şehir hayatının gürültüsünden ve anıların ağırlığından kaçarak annesinin ücra bir köydeki eski evine sığınır. Kederiyle mantığının önüne geçen Alya, kızından kopamamanın verdiği çaresizlikle onu evin arka bahçesine defneder. Ancak bu topraklar sıradan değildir; köyün geçmişine gömülmüş, kadim bir lanetin pençesindeki bu topraklar, ölümü bir son olarak kabul etmez. Alya'nın gözyaşlarıyla sulanan mezardan, kızı bir gece vakti dirilerek geri döner. Fakat geri gelen çocuk, Alya’nın bildiği o masum evladı değildir. Doğaüstü ve karanlık bir güç tarafından ele geçirilmiş olan bu diriliş, sadece çocuğu değil, Alya’nın ruhunu da geri dönülemez şekilde dönüştürerek onu korkunç bir kabusun içine çeker. Film, annelik sevgisinin sınırlarını zorlayan doğaüstü bir dehşet hikayesi sunuyor.