Clarke kuyruklu yıldızının Dünya'yı yaşanmaz bir buz cehennemine çevirmesinden uzun yıllar sonra, insanlığın son umutlarından biri olan Garrity ailesi, Grönland'ın derinliklerindeki yeraltı sığınaklarından gün yüzüne çıkar. John (Gerard Butler) ve Allison (Morena Baccarin) Garrity, kıyametin getirdiği korkunç bir sessizlikle ve göz alabildiğince uzanan, donmuş bir çölle karşılaşırlar. Sığınakları artık yaşamı sürdüremeyecek kadar tükenmiş, duvarlarındaki umutsuzluk çatlakları büyümüştür. Ailenin hayatta kalma mücadelesi şimdi ikinci ve daha çetin bir evreye girer. John ve Allison, hasta çocukları için donmamış, yaşanabilir yeni bir yurt bulma umuduyla, bilmedikleri bir geleceğe doğru tehlikeli bir göç yolculuğuna çıkmaya mecbur kalırlar. Hedefleri, Avrupa'nın karla kaplı, harabe şehirleri arasında bir yerlerde, insanlığın son kırıntılarının hala nefes aldığına dair fısıltılarla yayılan efsanevi "ılık bölgelere" ulaşmaktır. Bu acımasız yolculukta, sadece doğanın dondurucu nefesi, tükenmiş kaynaklar ve bitmek bilmeyen fırtınalarla değil, aynı zamanda felaketin ardından kendi acımasız hayatta kalma yasalarını koymuş, umutsuzluğun ve vahşetin pençesindeki diğer insan gruplarıyla da yüzleşmek zorunda kalırlar. Garrity ailesi, insanlığın karanlık dehlizlerinden sızan bu yeni tehditlere karşı ayakta durarak, sadece kendi canlarını değil, aynı zamanda medeniyetin son izlerini ve insan olmanın anlamını da koruma savaşını verecektir.