Film, Maryam'ın doğuştan beri terör ve bir cinin nefesiyle şekillenmiş, zorlu hayatını konu alıyor. Bu dehşet, eline geçen gizemli bir mektupla somut bir boyut kazanır. Maryam, mektubu yırtıp atsa, uzaklara fırlatsa veya yaksa da, her sabah yastığının ucunda yeniden bulur; bu durum, onu takip eden görünmez bir gücün varlığını daha da belirginleştirir. Bu varlık, sadece Maryam'ın duyabileceği fısıltılarla ona "Seni asla terk etmeyeceğim" diye vaat eder. Dünyanın neresine giderse gitsin, bu kadim gölge onun peşini bırakmayacak, kulağına korkunç gerçekleri fısıldamaya devam edecektir. Maryam için kaçış imkansızdır; film, onun bu varlıkla yüzleşme ya da fısıltılarında kaybolma ikilemi etrafında gelişen zorlu yolculuğunu anlatır.