Kate Rafter, savaşın göbeğinde defalarca ölüme meydan okumuş usta bir savaş muhabiridir. Ancak Irak'ın kanlı cephelerinden ve annesinin ani ölümünün getirdiği derin kederden kaçıp çocukluğunun geçtiği eve sığındığında, asıl savaşın kendi zihninde başlayacağını bilemezdi. Evine döndüğünde, Kate'i sadece anılar değil, aynı zamanda savaşın travmatik gölgesi ve bastırılamayan yas duygusu kuşatır. Huzur bulmak yerine, uyku haplarının acı veren tesellisine sığınır. Geceleri, yan komşunun evinden yükselen, bir çocuğa ait olduğuna inandığı çığlıklar, Kate'in zaten kırılgan olan ruh halini daha da yıpratır. Komşularında korkunç bir sır saklandığına dair sarsılmaz bir inanç geliştirir. Ne var ki, alkolle boğuşan kız kardeşi Sally başta olmak üzere hiç kimse ona inanmaz; herkes bu iddiaları Kate'in travma sonrası stres bozukluğuna ve ilaç bağımlılığına yorar. Cephe hattından evine dönen Kate için en büyük savaş şimdi başlamıştır. Duyduğu feryatlar gerçek bir tehlikenin habercisi mi, yoksa savaşın ve kederin çökerttiği zihninin acımasız bir oyunu mu? Gerçeklik ve delilik arasındaki ince çizgide yürürken, Kate'in bu yalnız mücadelesi kendi akıl sağlığını da sınayacaktır.