Pandora'nın Kutusu filmi, Karadeniz'in sarp dağlarında yaşayan yaşlı Nusret'in aniden ortadan kaybolmasıyla başlayan sarsıcı bir yolculuğu konu alır. İstanbul'da yaşayan üç orta yaşlı çocuğu Güzin, Nesrin ve Mehmet, annelerini aramak için köye giderler. Nusret'i Alzheimer hastası olarak bulan kardeşler, onu İstanbul'a getirmeye karar verirler. Nusret'in gelişiyle birlikte, kardeşler arasındaki yabancılaşma, mutsuz evlilikler ve saklı kalan tüm ailevi çatışmalar su yüzüne çıkar. Film, adeta "Pandora'nın Kutusu"nun açılmasıyla, modern yaşamın getirdiği içsel boşlukları olan bu üç kardeşin dünyasını, annelerinin masum ve dürüst dünyasıyla çarpıcı bir şekilde yüzleştirir.