Amerikalı eski casus Abraham Woodhill'in hayatı, Meksika'da genç bir yakınının fentanil zehirlenmesi sonucu ölümüyle altüst olur. Bu trajedinin ardında, yalnızca Woodhill'in polis memuru kardeşini katletmekle kalmayıp, aynı zamanda Meksika'nın derinliklerindeki güçlü bir kartel amcasının kanatları altına sığınmış, eli kanlı bir uyuşturucu baronu yatmaktadır. Hukukun erişemediği, sınırın ötesinde hüküm süren bu karanlık ağa karşı, Woodhill adaleti kendi elleriyle sağlama yemin eder. Bu kişisel savaşında, Woodhill beklenmedik bir müttefik bulur: "Beyaz Şeytan" lakaplı, zindana atılmış eski ajan Jake Byrne. Biri kaybettiği ailesinin, diğeri ise kendi gölgelerinin peşinden giden bu iki adam, Meksika'nın tozlu yollarından, balta girmemiş ormanlarına ve kartellerin aşılmaz kalelerine uzanan ölümcül bir yolculuğa çıkar. Hedefleri sadece intikam almak değil, aynı zamanda masum hayatları tüketen fentanil imparatorluğunun kalbine indirilmiş ölümcül bir darbedir. Sınırın güneyinde, tek gerçek kanundur: hayatta kalmak ve hesaplaşmak.