Miami'nin neon ışıkları altında, suçun kol gezdiği arka sokaklarda devriye gezen dört polisten oluşan tecrübeli bir ekip, rutin bir baskın sırasında hayatlarının en büyük sınavıyla yüzleşir. Yıllardır uyuşturucu çetelerinin ve kaçakçıların peşinde koşan bu polisler, terk edilmiş, çürümüş bir binanın derinliklerinde, beklemedikleri bir keşifle karşılaşırlar: Göz kamaştırıcı miktarda, milyonlarca dolar değerinde, kayıt dışı nakit para. Bu "zula", sadece bir suç kanıtı olmaktan çıkarak, her bir memurun içindeki en karanlık arzuları uyandıran şeytani bir sınav haline gelir. Paranın cazibesiyle sarsılan ekip, kısa sürede dışarıdaki tehlikeden daha büyük bir düşmanla yüzleşir: Kendi aralarındaki güvenin erimesi. Sadakat yemini, aniden yerini şüpheye, ihanet korkusuna ve herkesin kendi payına düşeni almak için verdiği psikolojik bir savaşa bırakır. Paranın gerçek sahipleri izlerini takip ederken ve zaman daralırken, bu binanın duvarları arasında sıkışıp kalan polisler, birbirlerinin en büyük tehdidi haline gelir. Ahlaki pusulaları tamamen şaşmış bir halde, bu ölümcül oyunun sonunda kimin vicdanını, kimin hayatını ve kimin bu parayı kazanacağı belirsizliğini korur. Bir zamanlar birbirlerine sırtını dayayan bu dört kişi, artık kendi hayatta kalma mücadelesinde, geri dönülmez bir yol ayrımındadır.