"Yardım Çağrısı" filmi, uçsuz bucaksız bir ıssızlığın ortasında, doğayla ve insanın kendi zihniyle verdiği amansız savaşı merkezine alır. Hikaye, dijital dünyaya adanmış başarılı bir yazılımcı olan Marcus'un, bir iş seyahati sırasında bindiği küçük uçağın fırtına nedeniyle ıssız bir adaya düşmesiyle başlar. Kazadan sağ kurtulan tek kişi olan Marcus için asıl kabus, modern dünyanın tüm imkanlarından koparak hayatta kalma mücadelesi verirken, gerçeklikle hayal arasındaki ince çizgiyi de korumak zorunda kalmasıdır. Adanın tekinsiz atmosferi, geceleri duyulan açıklanamaz sesler ve dış dünyayla iletişim kurma çabaları onu psikolojik bir savaşın içine sürükler. Marcus, bulduğu eski bir telsizden gelen kesik kesik "yardım" mesajlarıyla adada yalnız olup olmadığını ya da zihninin ona oyunlar mı oynadığını sorgular. Kurtulmak için bir işaret fişeği patlatmaya çalışırken, aynı zamanda geçmişindeki travmalarla ve adanın gizemli tarihiyle de yüzleşecektir.