Her sabah mühimmat fabrikasının ağır kapılarından içeri girerken tek bir amacı vardı: Hayatta kalmak ve unutmak. Ancak o metal yığınlarının, patlamaya hazır fişeklerin ve soğuk makinelerin arasında, yıllar önce kaybettiği o parçanın yankısını bulacağını hiç tahmin etmemişti. Bir işçi olarak başladığı bu yer, aslında geçmişteki trajedisinin kilit noktasıymış. Bulduğu tek bir ipucu, onu sadece tozlu dosyalara değil, fabrikanın karanlık dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkardı. Artık her çarkın dönüşü, her makinenin sesi ona kendi trajedisinin bir parçasını fısıldıyor. O, sadece bir fabrikada değil; kendi yıkımının inşa edildiği yerde, hem geçmişin hesabını sormaya hem de gerçeğin ağırlığı altında ezilmemeye çalışan bir kadına dönüştü.