Lake Eden’da sevilen bir pastanenin sahibi olan ve boş zamanlarında dedektiflik yapan Hannah Swensen, kasabada devam eden bir inşaat sırasında beklenmedik bir keşifle karşılaşır. Toprağın altından çıkarılan bir insan iskeleti, yıllar öncesine uzanan karanlık bir olayın kapısını aralar. Yapılan araştırmalar, kalıntıların kasaba halkının çok sevdiği ve zamanında gizemli şekilde ortadan kaybolan birine ait olduğunu ortaya koyar.
Hannah, bu eski sırrın peşine düşmeye kararlıdır. Ancak bu kez önünde önemli bir engel vardır: Nişanlısı Mike, onun güvenliği için endişelenir ve bu tehlikeli işe karışmasını istemez. Tüm uyarılara rağmen merakına engel olamayan Hannah, araştırmayı sürdürür. Bu süreçte en büyük destekçisi ise olaylara kendine özgü yaklaşımıyla dahil olan annesi Delores olur. Anne-kız birlikte kasabanın derinlerine gömülmüş sırları açığa çıkarırken, katilin hâlâ aralarında dolaştığını ve geçmişi gizli tutmak için her şeyi göze alabileceğini fark ederler.