"Sahne ışıklarının kör edici parıltısı altında Mother Mary, dünyanın en büyük pop ikonlarından biri olarak bilinirdi. Ancak o ışıklar söndüğünde, geriye kalan sessizlikte yankılanan tek bir isim vardı: Sam Anselm. Yıllar süren sessizliği bozan o beklenmedik karşılaşma, Mary’nin başarılarla örülü kulelerini sarsmaya yetti. Sam, sadece eski bir dost ya da onun imajını yaratan bir modacı değil; Mary’nin geçmişteki yaralarının, dökülen maskelerinin ve vazgeçilen düşlerinin canlı bir kanıtıydı. Bu, sadece bir kavuşma değildi. İki insanın, ihtişamın ardına gizledikleri en savunmasız halleriyle, birbirlerine ve aslında kendilerine verdikleri bir hesaplaşmaydı."