"Ölümcül Farkındalık", hayatını düzene soktuğunu düşünen Björn Diemel'in hikayesini anlatıyor. Stresli avukatlık işini bırakıp farkındalık tekniklerini öğrenen, ailesiyle ilişkilerini düzelten Björn, aslında şaşırtıcı bir sır saklamaktadır: Eski liderlerini öldürdüğü iki büyük mafya çetesini gizlice yönetmekte ve danışmanlığını yapmaktadır. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünse de Björn içeride sürekli bir huzursuzluk yaşar. Farkındalık koçu bu durumun nedenini, onun çocukluktan kalma çözülmemiş içsel yaraları ve "içindeki çocuk" olduğunu belirtir. Björn, bir yandan kendi geçmişiyle barışıp içindeki çocuğu iyileştirmeye çalışırken, diğer yandan peşindeki polisler, şantajcılar ve sinir bozucu anne babasıyla uğraşmak zorundadır. Hikayenin ironik yanı, Björn'ün iç dünyasını düzeltmek için uyguladığı bu psikolojik yöntemlerin, mafya dünyasındaki karanlık işlerini de şaşırtıcı derecede pratik ve kolay bir şekilde halletmesine yardımcı olduğunu fark etmesidir.