Gemma, kızıyla birlikte çocukluğunun geçtiği eski eve döndüğünde, en fazla geçmişiyle yüzleşeceğini düşünüyordu. Oysa bu ev, ona sıradan insanların sahip olamayacağı ürpertici bir güç kazandırır: Gemma artık ruhlar dünyasına geçebiliyor ve orada kalanları yeniden hayata döndürebiliyordur.
İlk başta bir lütuf gibi görünen bu yetenek, çok geçmeden karanlık bir lanete dönüşür. Çünkü ölüler diyarından birini geri getirmek, yaşamla ölüm arasındaki hassas dengeyi altüst eder ve beraberinde ağır bedeller getirir. Gemma, kaybettiklerini geri kazanma isteğiyle, hem kızını hem de kendi ruhunu koruma mücadelesi arasında, geri dönüşü olmayan bir yolun içine sürüklenir.