Üç yakın arkadaş ve eşleri, özel bir yatla keyifli bir deniz yolculuğuna çıkar. Başlangıçta her şey kusursuzdur: güneş, masmavi sular ve eğlence dolu anlar… Ancak bir sabah uyandıklarında bu huzurlu tablo tamamen değişir. Yat, Akdeniz’in ortasında kontrolsüzce sürüklenmektedir; motor çalışmaz, sistemler devre dışıdır. Üstelik teknedeki yiyecek ve su stokları da gizemli şekilde yok olmuştur.
Çıkış yolu ararken telsizden gelen tuhaf bir ses, grubun dengelerini altüst eder. Bu ses, geçmişte birlikte işledikleri ve kimseye anlatmadıkları karanlık bir olayı hatırlatır. Artık o lüks yat bir tatil aracı değil, kaçışı olmayan bir tuzağa dönüşmüştür. Telsizden yönlendirilen bu hesaplaşma süreci, herkesin gerçek karakterini ortaya çıkarır. Açlık ve susuzluk arttıkça dostluklar çatırdar, güven yerini şüpheye bırakır. Hayatta kalma mücadelesi kızışırken, geçmişin yükü her birini tek tek yakalamaya başlar.